Anasayfa

Son Haberler

En Sevilenler

Beymelek İçin 5 Gunluk Hava Tahmini

Beymelek Son Hava Durumu Beymelek İçin 5 Günlük Hava Durumu
Ayrıntılı Bilgi Için Tıklayınız...

HoÅŸgeldiniz

MYRA-DEMRE SEMPOZYUMU BEYMELEK BELEDİYESİ KARABİBİK KÜLTÜR MERKEZİ’NDE, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY’LA YAPILDI


    Kültür ve Turizm Bakanlığı
ile Akdeniz Üniversitesi tarafından 'Arkeoloji, Tarih, St. Nicolaus, Etnografya, Folklor, Dil, Tarih, Doğa, Tarım, Turizm' alt başlığıyla düzenlenen Myra/Demre Sempozyumu Antalya'nın Demre İlçesi'ne bağlı Beymelek Belediyesi Karabibik Kültür Merkezin’de Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Beymelek'te    Dim lights Embed Embed this video on your site





   Bakan Günay, turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere doğru yaymaya amaçladıklarını belirterek, "Butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklerini öne çıkaran müzeler yapmaya çalışıyoruz" dedi.

   Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere doğru yaymaya amaçladıklarını belirterek, "Bunun için spor turizmi, kongre turizmiyle birlikte kültür, arkeoloji ve tarihi önemsemeye çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda kültür dünyasına doğru insanlarını ilgisini yaratabilecek mekanları daha iyi ve bakımlı hale getirilmesi gibi amaçlarımız var. Butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklernini öne çıkaran müzeler yapmaya çalışıyoruz" dedi. Günay, butik müze konusunda ilk çalışmanın ise Kaş'ta başladığını açıkladı. 

   Demre ve bölgesinin Türkiye'nin kültür haritasında özel bir yeri olduğunu belirten Bakan Günay, "Bu yaptıklarımızın sevgili Mustafa Kemal Atatürk'ün yapmaya çalıştıklarına da çok uygun olduğunu düşünüyorum" dedi. Anadolu topraklarına arkeolojinin ilk defa 1800'lerin sonunda Osman Hamdi Bey tarafından getirildiğini ve bu yıl da Osman Hamdi Bey'in vefatının 100'üncü yıldönümü dolayısıyla UNESCO'nun da bir kabulüyle özel bir çalışma içinde olduklarını kaydeden Günay, şunları söyledi:

  "Osman Hamdi Bey'den sonra arkeolojiyi bazı özel hocalarla birlikte, yönetici sınıfında ilk defa gündeme getiren bu alanla merak ve emek sarf eden sevgili Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bütün Türkiye topraklarını, altında ne varsa, dönem ayrımı yapmaksızın, herhangi bir inanç dönemi ayrımı yapmaksızın hepsini sahiplenerek bizim uygarlığımız, izleri, kökleri sayan bir anlayışı temsil ediyor. Biz de aynı anlayışı sürdürüyoruz. Likya, Frigya, İyonya, Hitit döneminde kalmış Anadolu'nun neresinde ne varsa ve daha sonra Selçuklular'da, Osmanlılar'da ve bugün cumhuriyette yapılmış iyi güzel ne varsa hepsi bizimdir. Hepsi bizim insanlığın geleceğine karşı özenle korumaya çalışacağımız emanetlerdir. Bu bilinç üzerine bir çalışmayı sürdürüyoruz."

TURİZM ANADOLU'YA YAYILACAK

   Türkiye'nin, 25 yıllık bir turizm seferberliği sonucunda turizm konusunda Dünya'da önemli ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Bu alana özel kesim büyük çalışmalar sarf ediyor. Özel kesimin girişimci ruhuna, cesaretine, ülkem adına milletim adına çok teşekkür ediyorum. Bugün biz 20- 25 yıllık bir turizm seferberliğinden sonra Dünya'nın ilk 10 ülkesi arasına girdik" dedi.

    Türkiye'nin gelen ziyaretçi sayısı bakımında Dünya'da 7'nci, turizm gelirleri bakımından 8'inci sırada olduğunun altını çizen Bakan Günay, şöyle konuştu:

   "2009'da dünya ekonomik krizi yaşarken Dünya'nın önde gelen 10 turizm ülkesi içinde bir tek Türkiye yılı artı sonuçla kapattı. Biz 26 milyondan 27 milyona çıktık. Bu güzel bir şey elbette ama bunu geliştirmemiz lazım. Türkiye'ye gelenler denize girmek için geliyorlar ama onun Anadolu'ya doğru derinliklerinde arkeolojimiz var, tarihimiz var, kültürümüz var, sivil mimarlık örneklerimiz var, gastronomimiz var, yemek, mutfak, sofra zenginliklerimiz var, folklorumuz var, el sanatlarımız var. Bütün bunları da turizm sunumu içine katmamız lazım. Mersin, Gaziantep, Urfa'da başka zenginlikler var. Nemrut diye inanılmaz bir efsane var. Van Gölü çevresinde yeni destinasyon oluşturmaya çalışıyoruz."

KAYNAK HOVARDACA KULLANILMIÅž

    Günay, bakanlığının turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere yaymaya amaçladığını belirterek bunun için spor turizmi, kongre turizmiyle birlikte kültür, arkeoloji ve tarihi önemsemeye çalıştıklarını kaydetti. Bu hedef doğrultusunda yeni müzeler açılması ve ören yerlerini daha iyi sahiplenilmesi ve kültür dünyasına doğru insanlarını ilgisini yaratabilecek mekanların daha iyi ve bakımlı hale getirilmesi gibi amaçlarının bulunduğunu kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı Günay, "Bu çerçevede Antalya Arkeoloji Müzesi'nin kaynak bulunduğu takdirde yepyeni konseptle yeniden yapılandırılması, Perge Antik Kenti'nin yeniden ele alınması gerekiyor. Çok üzüntüyle söylüyorum, geçmiş yıllarda bakanlığımızın eline bir miktar kaynak geçmiş ama ne yazık ki biraz hovardaca kullanılmış, daha dikkatli bir deyimle söyleyeyim, biraz özensiz kullanılmış. Bizim elimizde Türkiye'nin hiç bir yerindeki görkemli Roma tiyatrolarının restorasyon projesi yok. Şimdi bunları yaptırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

MYRA-DEMRE    MYRA-DEMRE

    Myra tiyatrosunun restorasyon projesi için 500 bin TL kaynak ayırdıklarını kaydeden Bakan Günay, benzer çalışmalarını Kaş, Aspendos, Perge, Patara için de gündemde olduğunu söyledi.

   Bu çalışmaların yanı sıra butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklernini öne çıkaran müzeler yapmaya çalıştıklarını belirten Bakan Günay, "Kaş'ta bir öneri var. O ciddi şekilde masamızda değerlendirme konusudur. Demre'de böyle bir mekan çıktı ortaya. 8 tane gözü, inanılmaz duvarları olan sadece çatısı dışında her şeyi ile ayakta olan Andriake tahıl deposu var. Bilgilendirme merkezi, bir kısmen müze olarak neden kullanılmasın? Buna benzer butik müze konseptlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

EN YÜKSEK AĞAÇ BOYUNU GEÇMEYECEK OTELLER

    Bakan Ertuğrul Günay, Demre'ye günlük turlarla Noel Baba, Myra ve Kekova'yı gezmek amacıyla ortalama 400 bin kişinin geldiğini belirterek, "O zaman bu bölgeyi biraz daha konaklama yapılabilecek olan bazı zenginliklerle donatmamız gerekiyor. Demre için arazi tahsis çalışmamız var. Fakat hayalimi değil, kararlığımı izninizle paylaşmak istiyorum. Katiyen bu bölgede Antalya'nın doğusunda gördüğümüz gibi denizle şehrin irtibatını kesecek devasa oteller düşünmüyoruz. En yüksek ağaç boyunu geçmeyen ölçülerde, olabilceği kadar butik, olabileceği kadar küçük, az sayıda insana yüksek bedelle hizmet verecek olan bir konaklama tesisi düşünüyoruz. Yeşil bölgeyi yok etmektense o konaklama tesisinden vazgeçmeyi bir temel tercih olarak düşünüyoruz" diye konuştu. Antalya
bölgesinin Kemer'e kadar yoğun bir doğa tahribatını yaşadığını kaydeden Bakan Günay, "Olimpos'dan bu tarafa gelirken bölgenin yerel özellikleriyle özdeşleşmiş, onun için de kendisini bir ölçüde eritmiş yeni bin konsept üzerinden bu bölgenin turizmine bakmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Antalya Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar-Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay-Demre Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek

    Antalya Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar, Demre'nin geçimini tarımdan sağladığını belirterek, ''Domatesi her yerde üretebilirsiniz, ancak bir Myra'yı, Kekova'yı bir daha yapamazsınız'' dedi. Uçar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesince (AÜ) Beymelek Belediyesi Karabibik Kültür Merkezi’nde düzenlenen Myra-Demre Sempozyumu'nda, Bakan Ertuğrul Günay'a Antalya'da hem turizmin gelişmesi hem de kültür varlıklarının iyileştirmesi için gösterdiği duyarlılık için teşekkür etti. 

    Antalya'nın doğal ve tarihi güzellikleri nedeniyle çok özel bir yer olduğunu ve milyonlarca turistin dikkatini çektiğini vurgulayan Uçar, bu güzellikleri korumak için bilim insanlarının katkısıyla envanter çıkarılması gerektiğini söyledi. Sempozyumda sadece Antalya için değil Türkiye için önemli sonuçlar ortaya çıkacağına inandığını ifade eden Uçar, bölgede yürütülen kazıların binlerce yıl önceki yaşamları insanlara öğrettiğini belirtti.

    Yıldırım Uçar, ''Sahip olduğumuz her şey çok önemli. Turizm de tarım da önemli. Demre tarımdan geçim sağlıyor ama domatesi her yerde üretebilirsiniz, ancak bir Myra'yı, Kekova'yı bir daha yapamazsınız. Bu bilincin her vatandaşımızda olması gerektiğine inanıyorum'' diye konuştu.

    Demre Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek de sempozyuma katkı sağlayanların, bölgenin potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi için yol haritası olabilecek bilgiler ortaya koyacağını söyledi. Demiryürek, sempozyumda konuşulacak konuların kitaplaştırılmasıyla, bölgenin ekonomik yapısı, dili ve tarihi açısından gelecek kuşaklar için veri bankası oluşturulmuş olacağını bildirdi.

 
    Dim lights Embed Embed this video on your site

     Beymelek Belediye Başkanı Osman Güngör de tarihe ışık tutacak bilimsel bir toplantının Beymelek'te yapılmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, konuşmasına devam eden başkan Güngör; 

BÖLGEMİZDE İLK YERLEŞME  LİKYA DÖNEMİNDE BAŞLAMIŞTIR

     Likya yolu Fethiye’den başlayıp, Akdeniz Bölgesinin en güzel koy ve yaylalarından Toros’lar üzerinden Xanthos, Patara, Myra,Olympos, Phaselis gibi önemli Likya antik kentlerinden geçerek tamamı yaklaşık 509 km. olan bu yolun, yaklaşık 39 km.si de Beymelek sınırları içerisinden geçmektedir.

    Myra’dan başlayan bu yol üzerinde önemli antik yerleşim yerleri vardır. Bu yoldan Zeytin’e geldiğimizde VI. Yüz yılda yapıldığı tahmin edilen, Alakilise (Sir Angelic Kilisesi) Beymelek için ayrı bir önemi vardır. Biliyorsunuz Sir (Bey), Angelic (Melek) anlamındadır. İşte bu iki sözcüğün Türkçe karşılığı Beymelek adını ve anlamını taşımaktadır.

     Likaya uygarlık yolunun en yüksek tepesi 1800 metre Gonca tepesinden, Beymelek’den geçmektedir.

     Likya yolu üzerinde antik kentlerden diğeri Bellos antik kentidir.

     Geçen hafta gezdiğin bu antik kentte, yaşları 65-75 arasındaki yabancı konuklarla karşılaşmak hoştu. Yaşlı konuklar hatıralarında, torunlarına ışık ülkesi Likya yolunu da yürüdüm der gibiydiler.Yine Likya yoluna bağlı tali yollar üzerinde İssium Ören yerindeki Beymelek Kalesi  M.Ö. 250-200 yıllarında yapılmıştır. Yapı tarzı bakımından bu bina Anadolu’da ve Yunanistan’da tek bina olma özelliğini de taşımaktadır. Daha sonra yakın tarihte Konya  Karaman üzerinden Antalya’ya buradan Fethiye bölgesine, Fethiye bölgesinde meydana gelen anlaşmazlıklar, nüfusun artması, hayvancılık otlak alanlarının daralması sonucu bazı Yörük aileler Demre Beymelek bölgesine yerleşmişlerdir.

     1880 yıllarında Nabızade Nazım Tarafından yazılan ilk realist köy romanı, Karabibik konusu hikaye kahramanları Beymelek’de, Köşkerler’de ve Demre’de geçmektedir.

      Bölgeye gelenlerin Orta Asya’ya kadar köklerinin uzandığı tahmin edilmektedir. Orta Asya kültüründeki, Kam Ana Kültürü’nün özellikleri izleri halen görülmektedir.

      Somut olmayan kültürler, delbekçi kadın olarak, kına gecelerinde veya eğlencelerde müzikal bir özellikte yaşatılmaktadır. Eski dönemlerde ise büyücülük, üfürükçülük, hocalık gibi ritüellerde bulunmaktaydılar. Nazar, kötü ruhları engellemek için sakınılan nesneye (evin girişine, tarlaya vs.) yumurta kabuğu, keçi kafası, at eşek kafası asılır.

       Cuma geceleri, hayırlara vesile olması ve kötü ruhları engellemesi amacıyla, bazı evlerde tütsü, buhur yakılır. Çok az da olsa hala konar, göçerliğe devam eden bazı yörükler bulunmaktadır.

       Kötü ruhların musallat olup hasta etmesini önlemek amacıyla, Satılmış, dulkadın, Durkadın, Durmuş gibi isimler hala konmaktadır.

       Çocuğun kırkı çıkmadan ailesi dışında kimseye gösterilmemesi adeti yaşatılmaktadır.       Ölünün yedisi, dokuzu, kırkı, elliikisi, devresi gibi dönemlerde yemek dağıtılmaktadır.

       Daha sonra ilçe merkezine 1923-1926 yılları arasında Lozan mübadelesi ile Selanik Türkleri göçmen olarak gelmişlerdir. Selanik göçmenleri ile Yörük dediğimiz yerleşik düzene geçen, göçer arasında kültür farkı nedeniyle, başlangıçta ortaya çıkan anlaşmazlıklar, kısa sürede yeri hoşgörüye bırakmış, birlikte yaşama kültürü oluşmuş, birbirleriyle kaynaşmışlar, kız alıp kız vermişlerdir.

       Geçim kaynağı, hayvancılık, hububat vb. iken; Beldemizde ilk ticari alışveriş ve sanat işleri göçmenler tarafından ve Meis adasından gelen Rumlar tarafından yapılmıştır.

       Yerel toplumda, kişisel beceri isteyen ustalık gerektiren işler, gavur sanatı diye çocuklarımıza uzun süre öğretilmemiş, ticarete konu olan yumurta bile, benim çocukluğumda; küçük bebeklere, konuşması zorlaşır, dili dönmez diye yedirilmezdi.

       Göçer olan topluma, bölgemizde yaşayan halka, 1955-1956 yıllarında zeytincilik yasası ile istihdam sağlamak amacıyla, zeytincilik yapmak kaydıyla arazi bedelsiz verilmiş, hayvancılık, hububat yanında zeytin de geçim kaynakları arasına dahil olmuştur.

       1960’lı yıllarda Dr. Berger adlı bir Alman’ın Antalya zirai araştırmadan sonra, bu bölgeye gelmesiyle bizzat, tarlada domates üretimi ve satışı hatta ihracatı ile uğraşmasıyla, geçim kaynakları arasına tarlada, açık alanda sebze girmiş, naylon ve cam sektörünün gelişmesiyle seracılık olmuş, böylece dekar başına daha çok kazanç getirdiği için, birinci sırayı almıştır.

       Demre seracılıkla geçinen bir naylon kentidir. Naylon kent kuşkusuz, geçim kaynağımızdır, ancak hızlı ve çarpık kentleşme sürecinde, naylon kent bizler için olduğu kadar gelecek nesil için de bir şanstır.

      Naylon kentimiz olmasaydı, çarpık yapılaşma buraları da alıp götürebilirdi. Anaca önümüzdeki dönemde, tarımdan turizme geçişte zorunluluk vardır. Çünkü şu anda bölgemizde kişi başına düşen sera bir dekardır. Zirai işletmeler yani seralar, aile işletmesi şeklindedir. Aile bireylerinin ölümü ve çocukların büyüyüp ayrı işletme kuracaklarını düşündüğümüzde geçimimizi sağlamayacaktır.Belde de yaşayanlar, ya göç edecekler ya da yeni alternatif geçim kaynakları arayacaktır. Bu da  turizm olacaktır.

      Turizme geçişte sahip olduğumuz her türlü değerlerin envanterini yapmalı ve bunları korumalıyız.Yerel yöneticiler olarak bizler geleceğimizi bunları dikkate alarak planlamaktayız. Planlarımızda büyük turizm yatırımları tatil köyleri yanında bölge insanının yapabileceği apart, pansiyon, butik otel gibi yatırımlarda yana olmalıyız.

     Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın bölgemize gösterdiği duyarlılık, bizler için bir şanstır. Kendilerine şahsım ve belde ve ilçe halkı adına şükranlarımı arz ediyorum.

      Kentler yaşayan organizmalardır. Biz bu panelde, kentimizin her türlü değerlerini, zenginliklerini ve kültürel değerlerimizi, bize atalarımızda kalan bir miras değil, gelecek nesillere, torunlarımıza devredeceğimiz bir emanettir anlayışıyla düşünmekteyiz.

     İnsanlar tarih boyunca bir yerden diğer yerlere kendi kültürlerinin özelliklerini taşıyarak göç etmişlerdir.

     Kentler, içinde yaşayan bireylerle birlikte büyürler. İnsan ölür ama kente verebildiği katkılarla anılmak ister. Ancak ne yazık ki, kentler yeni dönemde modernleşme adı altında merkezi otoritenin güdümüne girmiştir, yani modernleşme kamu otoritesini her alanda güçlendirmiş yerelde, dili, gelenek ve görenekleri, hatta mutfak kültürü birbirine benzeyen, merkezden yönlendirmelerle birbirine benzeyen kentler haline gelmiştir.

      Görsel ve yazılı basının, iletişim olanaklarının artmasıyla toplumsal benzerlikler daha da kolay gelişir olmuştur.. Bir anlamda modernleşme ile yerel kent kültürü zafiyete uğramıştır. Gelecek nesiller ve çocuklarımız açısından bunun altını çizmek istiyorum.

      Siz değerli katılımcılar, bilim adamlarımız, inanıyorum ki, bu güne kadar olan her türlü değerlerimizi, zenginliğimizi tarihimize yazacak, gelecek nesillere önemli bir kaynak bırakacaksınız.

       Bu günden yarına bu kaynak, ilçemizin gelecekteki yol haritasının esasını ana fikrini oluşturacaktır.

       Katkılarınızdan dolayı tekrar tekrar teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. Diyerek konuşmasını tamamladı.      

 BİLGİ HALKIN AYAĞINA GELDİ

    Myra -Andriake Kazıları Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, sempozyumun bilginin halkın ayağına götürülmesini amaçladığını ifade etti. Prof. Dr. Çevik, şöyle konuştu:

  "Buradaki model, doğanın, turizmin, tarımın ve etnografyanın birbirlerine bilgi aktarmasını ve hep birlikte ülkeye, bölgeye katkı vermeleri için geliştirildi. Bu nedenle bu toplantı sadece arkeoloji toplantısı değildir. Alanların bilgi akışı, birbirine bilgi aktarımı sağlanmazsa her birimiz topal ve kör kalıyoruz. Bu açıkları kapatmak için yoldayız. Herbirinin gücü ayrıdır. Birleşince iyi bir silah olur. Umarım sonuçları işe yarıyacak ve sonuçları yaşama dönecektir."

Son Güncelleme (Salı, 20 Nisan 2010 14:22)

 

Türk ve Alman Öğrenciler Beymelek’te Noel Baba'yı Anlattı

Türk ve Alman Öğrenciler Beymelek’te
     
    Avrupa Birliği'nin 'Kendi Resmini Çek' Adıyla Antalya'nın Demre İlçesindeki Noel Baba Üzerine Uygulanan Eğitim Projesi Kapsamında Demre Anadolu Lisesi Öğrencileriyle Almanya'nın Kuzey Ren Westfalen Eyaleti'nin Lemgo Kenti Gesamtschule Öğrencileri, Müzik Sinema ve Tiyatroyu Kullanarak Noel Baba'yı Anlattılar

Türk ve Alman Öğrenciler Beymelek’te
         
    Proje çerçevesinde Almanya'dan Demre'ye gelen 20 öğrenci, 3 öğretmen ve iki tiyatro öğreticisi, Noel Baba'yı anlatan film çektiler, müzikal hazırladılar ve kendi yazdıkları Noel Baba'nın mucizelerini konu alan tiyatro oyunu yazdılar. Bu çalışmalara Demre Anadolu Lisesinden de 20 öğrenci katıldı. Öğrenciler, birlikte yaptıkları çalışmaları, Beymelek Belediyesi Karabibik Kültür Merkezi’nde halka sundular.

 Türk ve Alman Öğrenciler Beymelek’te
    
    Öğrenciler tiyatro oyununda, Noel Baba'nın, Demreli olan Demre'de yaşayan, tüm insanları seven, yoksul kızlara ve denizcilere yardım eden, çocukları seven biri olduğunu öne çıkardılar. Filmde, Noel Baba'nın iki yoksul kızın evlenmesine yardım edişi anlatılırken, müzikalde de Noel Baba'nın "sevgi ve barış adamı" olduğu vurgulandı. 
   
    Öğrencilerin hazırladıkları çalışmaları halka sunması için düzenlenen geceye Demre Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Beymelek Belediye Başkanı Osman Güngör, Demre Belediye Başkan Vekili Yusuf Kapar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Aldal, belediye meclisi üyeleri, öğretmenler, öğrenciler katıldı. 
    
    Türk ve Alman Öğrenciler Beymelek’te

   Demre Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, tarihte dost ve müttefik iki ülkenin çocuklarının birbirlerinin kültürlerini, ülkelerini, aile yaşamlarını, ön yargısız tamamen doğaçlama şekilde tanımalarına öncülük eden öğretmenlere ve okul yöneticilerine teşekkür ettiğini bildirdi.

   Türk ve Alman öğrenciler, geçen yıl da ayın yöntemle projenin Almanya ayağında Alman halk kahramanı Herman'ı anlatmışlardı.

Son Güncelleme (Salı, 06 Nisan 2010 10:49)

 

Beymelek Belediye Spor, Sezonun İkinci Yarısı 11. Hafta, Ligin Son Maçını Özel İdare Spor 'u 2-0 Yenerek Tamamladı

   Antalya1. Amatör Küme'de mücadele eden Beymelek Belediyespor, kendi sahasında oynadığı son maçta lider Özel İdarespor'u 2-0 yenerek, Antalya 1. Amatör Küme Merkez-Batı Grubu'ndan play-of'a kalan takımlardan biri oldu.  

Son Güncelleme (Salı, 15 Haziran 2010 11:49)

Devamını oku...

 

BELEDİYEMİZ KAZICI –YÜKLEYİCİ İŞ MAKİNASINI YENİLEDİ


Beymelek Kazıcı Yükleyici İş Makinesini Yeniledi

     Belediyemizde bir adet 4x4 Mastaş 1997 model kazıcı- yükleyici iş makinesi bulunmaktadır. Ancak uzun süre çalıştırılması nedeniyle ve özellikle mecburi şartlarda ve ağır işlerde kullanılması karşısında artık iş yapılamaz hale gelmiştir. Bu nedenle Belediye hizmetlerinin daha hızlı ve daha ekonomik şekilde yapılabilmesi için, yeni kazıcı-yükleyici iş makinesine ihtiyaç duyulduğundan; 01/03/2010 tarih ve 2010/16 numaralı encümen kararı  sonucu; Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünden; Bir adet JCB marka 4CXSM 2010 model, kazıcı-yükleyici iş makinesi, 115,137 TL. bedelle satın alınarak belediyemize kazandırılmıştır.

Son Güncelleme (Salı, 06 Nisan 2010 10:50)

 

Beymelek Belediye Spor, Sezonun İkinci Yarısı 10. Hafta Maçını, 5-3 Tamamladı

    Sakat oyuncularından yoksun çıktığı maçta, yedek oyuncularına şans veren Beymelek Belediye Spor, Sağlık Spor karşısında iyi bir oyun sergilemesine rağmen, gol yollarında etkisiz kaldı. Beymelek Belediye Spor, Ligin son maçını kendi evinde Özel İdare Sporla oynayacak.
    Beymelek Belediye Spor, sezonun ikinci yarısı 11. Hafta maçını Özel İdare Spor ile Beymelek Stadında, 04.04.2010 Pazar günü saat: 15:00 da oynayacak.

 
Facebookta PaylaÅŸ
İletişim

Tel : 0242 872 11 11
Fax: 0242 871 11 14
E-Posta: beymelekbelediyesi@gmail.com

Birimlerimize Ulaşmak için tıklayınız

Anketler
Belediyemizin Hizmetlerinden Memnunmusunuz?
 
Kimler Sitede
Åžu anda 15 konuk Ã§evrimiçi
Ekonomi - Gündem
  • Hurda taşıtlarda vergi ve cezalar siliniyor
    Model yılı 1985 ve daha eski otomobil, motosiklet, otobüs, kamyon gibi taşıtlarını 31 Aralık 2011 tarihine kadar il özel idarelerine bedelsiz teslim eden araç sahiplerinin motorlu taşıtlar vergisi borcu ile bu vergiye ait gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları silinecek.
  • "Türkiye krizden toparlandı"
    ABD Merkez Bankası (FED) Parasal İşler Bölümü Kıdemli Ekonomisti Seth Carpenter, Türkiye ekonomisinin, küresel durgunluktan güçlü bir şekilde toparlanarak çıktığını söyledi.
  • İşte öneri...
    Uzlaştırma Kurulu, memur maaşlarına 2011 yılının ilk altı ayı için taban ücret zammının 16 TL, ikinci altı ayı için 22 TL olmasını önerdi.
Hava - Yol - Gündem
Hava Durumu

 

 
 

Son Durum

 
 

 

 

 

 

Reklam