Likya Uygarlığı ve Teke Yarımadasının Tarihçesi
Likya uygarlığı ve Teke yarımadasının tarihçesi Teke bölgesi yada teke yarımadası Antalya Körfezinden Fethiye Körfezine uzanan ve Burdur ilinide içine alan geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Antik çağda Likya olarak bilinen bölge Anadolu''ya türklerin yerleşmesinden sonra Teke Yöresi olarak anılmaya başlanmıştır. Teke yarımadasının tarihi MÖ 3000 yıldan daha eskilere dayanmaktadır. Ancak henüz yapılan arkeolojik kazılar 2000 yıldan öncesine gidememiştir. Dilbilimcilerin yapmış olduğu araştırmalarda ise yörede kullanılan yer adları Anadolu''nun çeşitli bölgelerinde görülen ve MÖ 3000 yılına yakın tarihlendirilen yer adlarıyla benzeşmektedir. Likya ismi ve Likyalıların kökeni hakkında pek çok görüş bulunmaktadır. Heredotos''a göre Likyalılar Girit Adasından göç etmiş topluluklardır. Heredotosa göre: "Likyalılar''ın kökeni eski devirlerde Grek olmayan halkın yaşadığı Girit''ti. Europa''nın iki oğlu olan Sarpedon ve Minos tahtı ele geçirmek için mücadele etmişler ve galip gelen Minos, Sarpedon''u ve taraftarlarını ülkeden dışarı atmıştı. Sürülen grup, gemilere binip Asya''ya doğru hareket etmiş ve Milyaslar''ın topraklarına yerleşmişlerdi. Milyas, o zamanlar Solymler tarafından işgal edilen ve bugün Likyalılar''ın yaşadıkları ülkenin eski adıdır. Sarpedon''un krallığı zamanında isimleri Termiller diye bilinirdi. Şimdi bile komşuları Likyalılar için bu adı kullanırlar. Gelenekleri yönünden bazıları Giritliler''e, bazıları Karyalılar''a benzer. Fakat hiç kimseye benzemeyen bir töreleri vardır. O da babaları yerine analarının adını kullanmalarıdır. Bir Likyalı''ya kim olduğunu sorun, size adını annesinin, anneannesinin, büyük anneannesinin ve daha büyükanneannesinin ismini söyleyerek cevap verir. Hür bir kadının bir köleden çocuğu olursa yasal sayılır. Buna karşılık, toplum içinde ne kadar önemli bir yeri olursa olsun, hür bir erkekle bir yabancı kadının veya metresinin çocuğuna vatandaşlık hakkı tanınmaz". Oktay Akşit ise "Eski Şark ve Mısır kaynaklarının da gösterdiği gibi, Lukka''lar yani Likya''lılar en az M.Ö. 2. bin yıl ortasından beri Likya''da oturan bir kavimdir." şeklinde ifade etmektedir. Elmalı''ya 11 km uzaklıkta olan Semahöyük köyünde yapılan kazı çalışmaları erken bronz çağı yerleşimini ortaya çıkarmıştır. Finike ilçesi ve yakın çevresinde de birçok arkeolojik kalıntı bulunmasına karşın bunların tarihi Semahöyük Köyündeki kadar eskiye gitmemektedir. Bu kazılarda elde edilen kalıntılar en eski Likya Uygarlığının kalıntılarıdır. Doğu Akdeniz Ticaretinin gelişmesi ile Persler Likya topraklarını ele geçirmeye çalışmışlar ve MÖ 6. yüzyılda bunu başarmışlardır. Daha sonrada Büyük İskender MÖ 330 yılında bu toprakları denetim altına almıştır. Aslında Likyalılar Büyük İskendere karşı koymamışlar ve direnmemişlerdir. Likyalılar Persler tarafından oluşturulan baskının Büyük İskenderin denetimine girmekle ortadan kalkacağını düşünmüşlerdir. Ancak Likyalılar Büyük İskender''den sonra bir daha tam anlamıyla bağımsızlıklarını kazanamamışlardır. Büyük İskender''in ölümünden sonra generallerinden Ptolemaios bu bölgede denetim kurmaya çalışmıştır. Büyük İskender sonrasında başlayan kargaşa sonucunda Suriye, Mısır ve Rodos''un bu bölgede hegomanya kurmalarına yol açmıştır. MÖ 168-167 yıllarında Roma İmparatorluğu Likyanın bağımsızlığını ilan etsede bölge Roma İmparatorluğunun etkisinde kalmıştır. Limyra Beyi Perikles tarafından MÖ 2. yüzyılın başlarında Likya Birliği kurulmuş ve bölgede tekrar istikrar sağlanmaya çalışılmıştır. MÖ 1. yüzyılda Roma politaklarındaki karışıklıktan etkilenen Xanthos halkı Pers istilaları sırasında olduğu gibi kendilerini toplu halde yakarak intihar etmişlerdir. Daha sonraki yıllarda sahillerin korsan yuvası haline gelmesi nedeniyle MS. 67''de Pompeyüs bu bölgeye gelerek korsanlığa son vermiştir. MS. 43''de ise Imparator Cladius tarafından "Provincia Lycia" ismi ile Likya eyaleti haline getirilen bölge MS 72-73 yıllarında Likya ile Pamfilya''nın birleşmesi ile yeni bir eyalet olan "Provincia Lycia et Pamphylia" "Likya-Pamfilya eyaleti" halini almıştır. Hristiyanlığın erken dönemlerinde Myra (Demre) bölgesi hristiyanlığın merkezi haline gelmiştir. Helenler ve Romalılar döneminde tüm değerlerini kaybeden Likyalılar Bizansın hakimiyeti ile eriyip gitmişlerdir. Bizans hakimiyeti sırasında kısa süreli Arap saldırılarının hedefi olan bölgeye 1207-1308 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devletinin hakimiyetine girmiştir. Bu süre içerisinde bölgeye orta asyadan göç eden türklerden, Teke oymağı yerleşmiş ve bu yöreyi yurt edinmişlerdir. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılması sonucunda bir müddet Teke Oğulları Beyliği''nin denetiminde kalan bölge 1426''da Osmanlı İmparatorluğunun denetimine geçmiştir. Fethiyeden başlayıp Antalya''ya kadar uzanan Likya yolu antik dönemde Likya Kentlerini birbirine bağlayan patikalar zinciridir. 1999 yılında ingiliz araştırmacı Kate Clow tarafından ortaya çıkarılan Likya Yolu günümüzde doğa ve yürüyüş tutunlarına hizmet vermektedir. Likya yolunun tamamı işaretlenmiştir.
|
![]() ![]() ![]() ![]() |









